Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11547/1466
Full metadata record
DC FieldValueLanguage
dc.contributor.authorYerli, Kenan-
dc.date.accessioned2019-04-19T11:45:28Z-
dc.date.available2019-04-19T11:45:28Z-
dc.date.issued2017-01-
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11547/1466-
dc.description.abstractBu çalışmada William Shakespeare’in tarihi oyunlarındaki siyasi propaganda unsurları irdelenmiş ve bu çerçevede Shakespeare sahnesi ile çağımız kitle iletişim araçları arasında Jean Baudrillard’ın gerçekliğin yok oluşu kavramı ve modern çağın öncelik etkisi, bilişsel çelişki teorisi ve klasik koşullanma gibi sosyal psikoloji teorileri bakımlarından ilişki kurulmaya çalışılmıştır. Shakespeare’in Macbeth, Kral John’un Yaşamı ve Ölümü, II. Richard ve III. Richard isimli oyunlarının yeni tarihselci ve yapisöküm teorileri ışığında irdelenmesi, bu oyunlardaki gerçekliğin yok oluşuna dair bulguların iki farklı yöntemle ortaya koyularak ispatlanması bakımından önemli olmuştur. Yeni tarihselci bir okumada yalnızca Shakespeare’in yaşadığı döneme ait kaynakların kullanılacağı görüşünden yola çıkılarak, yapısöküm tekniğinin eklektik bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmüş, ve böylece, metnin kendi içerisindeki şiddet hiyerarşisi ve ikili zıtlıkların da kullanılması suretiyle, Shakespeare’in tarihi oyunlarındaki gerçekliğin yokuluşu ikinci bir bakış açısıyla daha irdelenmiştir. Örneğin III Richard oyununda Shakespeare’in Kral Richard’ı fiziksel açıdan kambur olarak tasvir ettiği görülür. Shakespeare’in tarihi oyunlarının kaynağı olarak kullandığı Raphael Holinshed, Edward Hall, Richard Grafton ve Thomas More gibi Elizabeth dönemi tarih yazarları da kitaplarında III. Richard’ı benzer bir şekilde kambur olarak tarif etmektedirler. Halbuki, 2012 yılında Leicester Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı Leicester şehrinde yaptıkları bir kazı neticesinde Kral III. Richard’ın kemiklerini bulmuşlar ve iskeleti üzerinde modern tıp tekniklerini kullanarak yaptıkları çalışmalar neticesinde III. Richard’ın aslında kambur olmadığını ispatlamışlardır. Bu örnek yeni tarihselci bir yaklaşımın yanında yapısöküm tekniğinin de kullanılmasının önemini gösterir niteliktedir. Shakespeare’in tarih oyunları yeni tarihselci ve yapısöküm teorileri ışığında irdelendiğinde, Shakespeare’in tarihi gerçekleri çarpıtarak, dönem hükümdarları olan Kraliçe I. Elizabeth ve Kral I. James’in siyasi propagandalarını yaptığı görülmektedir. Elizabeth Tiyatrosu’nun dönemin en etkili kitle iletişim aracı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Shakespeare’in siyasi propagandasının geniş kitlelere ulaştığı söylenebilir. Bu nedenle günümüz kitle iletişim araçları ile Elizbeth Tiyatrosu arasında bu bakımdan bir benzerlik bulunmaktadır. Shakespeare’in sahnelediği tarih oyunlarındaki gerçekliğin yokoluşu ile modern medyadaki gerçekliğin yokoluşu arasında benzerlik bulunmaktadır. Jean Baudrillard günümüz kitle iletişim araçlarına atıfta bulunarak hazırladığı Simulakrlar ve Simülasyon teorisine ait bir kavram olan gerçekliğin yok oluşunu kısaca, günümüzde kitle iletişim araçlarında sunulan gerçek ile gerçek olmayanın birbirine karışması durumu olarak açıklar. Körfez Savaşı Olmadı (Gulf War Did not Take Place) isimli kitabında da 1991 yılında meydana gelen ve Birinci Körfez Savaşı olarak bilinen durumun aslında medyanın simulakralar aracılığıyla yani olmayan xvi gerekçelerle bir savaşı icat ederek bunu televizyon ekranlarında simüle ettiğini iddia eder. CNN gibi ana akım TV ekranlarında savaş öncesi ve savaş sırasında gösterilen pek çok görüntünün kurmaca olduğunun sonradan ortaya çıkması, Baudrillard’ın bu iddialarını destekler niteliktedir. Örneğin, dönemin Kuveyt büyükelçisinin kızının Amerikan Senatosu’nda kendisini bir hemşire olarak tanıtması ve Irak askerlerinin Kuveyt’i işgal ettikleri sırada çalıştığı hastaneye girerek küvezdeki bebekleri dahi katlettiklerini iddia etmesi, savaş öncesi kararsız olan Amerikan kamuoyunu savaşı desteklemesi için manipüle ettiği bir algı operasyonu olarak kayıtlara geçmiştir. Benzer şekilde CNN savaş muhabiri Charles Jaco’nun Körfez Savaşı sırasında savaş alanından yaptığını iddia ettiği yayının aslında stüdyo ortamından yapılan bir yayın olduğunun ortaya çıkması Jean Baudrillard’ı haklı çıkarmıştır. William Shakespeare’in oyunlarında simüle ettiği tarihi olayları ise tür olarak ikiye ayırmak mümkündür. İlkinde genellikle önceki dönemlerde meydana gelen iç savaşlar ve taht kavgaları işlenmektedir, ikincisinde ise güncel siyasi konularla benzerlik gösteren tarihi olayların anlatılması söz konusudur. Modern medya aracılığıyla gerçekleştirilen siyasi propaganda sırasında kullanılan sosyal psikoloji yöntemlerine benzer şekilde, Shakespeare de oyunlarında öncelik etkisi, bilişsel çelişki teorisi ve klasik koşullanma gibi modern çağa ait sosyal psikoloji tekniklerini günümüzden dört asır öncesinde ustaca kullanmıştır. Öyle ki III. Richard’ı oyunun hemen başında sahneye çıkararak söylettiği meşhur tiradı ile uzun uzun nasıl fiziksel ve ruhsal olarak kötü yaratıldığını ve iktidar için Makyavelist bir bakış açısıyla önündeki tüm engelleri aşmaya hazır olduğunu anlatır seyirciye. Shakespeare’in bu sahnede kullandığı öncelik etkisi aslında kişiler ile ilgili olarak ilk edinilen bilgilerin onlar hakkında zihnimizde oluşturduğumuz bilişsel şemada önemli yer tutmasını anlatmaktadır. Aynı kişi hakkında edinilecek sonraki bilgilerin değerlendirilmesinde bu edinilen ilk bilgilerin ne kadar önemli ve etkili olduğu bugün modern psikoloji tarafından bilinmektedir. Ancak Shakespeare Richard’ı bizlere öyle bir sunar ki daha ilk sahnede tüm seyircilerin beyninde olumsuz bir bilişsel şema oluşur. Öyle ki son sahnede Bosworth Meydan Savaşı sırasında kahramanca savaşmaktadır. Atından düşer ve yaya kalır. Kendisine geri çekilmesini söyleyen Catsby’i dinlemez. “Bir ata krallığım!” diye bağırarak bir at ister. Çünkü savaşmaya devam edecektir. Ama ölür. Krallığını ve ülkesini korumak üzere yaptığı bu cesurca hareket seyirci tarafından rağbet görmez. Benzer şekilde John Watson’un insanlar üzerinde uyguladığı klasik koşullanma metodu yine Shakespeare’in III. Richard oyununda başarıyla uygulanmaktadır. Sahnede her göründüğünde adam öldürme, kardeşleri birbirine düşürme, ensest ilişki, fesatlık, sözünde durmama gibi pekçok fenalığı gerçekleştirmesi nedeniyle, Shakespeare seyircinin artık Richard’ı sahnede her türlü fenalığın kaynağı yani uyaranı olarak algılanmasını sağlar. Shakespeare’in Richard’ı her daim bir fenalık yapabilecek birisi olarak sunması, onun çağlar boyu kötülüğün sembolü haline getirmiştir. İnsanoğlu zamanda, bilimde ve teknolojide ilerledikçe, tüm zamanların en büyük oyun yazarlarından birisi olan Shakespeare’in oyunlarını modern veya postmodern teori ve metodlarla yeniden değerlendirmek mümkün olabilmektedir. Bu nedenle Shakespeare çağlar boyu her seferinde yeniden keşfedilmiştir, ve keşfedilmeye devam edecektir.tr_TR
dc.language.isoentr_TR
dc.publisherISTANBUL AYDIN UNIVERSITY INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCEStr_TR
dc.subjectElizabeth tiyatrosutr_TR
dc.subjectWilliam Shakespearetr_TR
dc.subjectJean Baudrillardtr_TR
dc.subjectJacques Derridatr_TR
dc.subjectYapisökümtr_TR
dc.subjectYeni tarihselciliktr_TR
dc.subjectSosyal psikolojitr_TR
dc.subjectSimulakrlar ve simülasyontr_TR
dc.subjectElizabeth theatretr_TR
dc.subjectWilliam Shakespearetr_TR
dc.subjectJean Baudrillardtr_TR
dc.subjectJacques Derridatr_TR
dc.subjectDeconstructiontr_TR
dc.subjectNew historicismtr_TR
dc.subjectSocial psychologytr_TR
dc.subjectSimulacra and simulationtr_TR
dc.titlePOLITICAL PROPAGANDA IN SHAKESPEARE’S HISTORY PLAYStr_TR
dc.typeThesistr_TR
dc.description.abstractolThis dissertation has attempted to understand the political propaganda in the history plays of William Shakespeare and draw connection between the Shakespearean Stage and the mass media of our age in terms of the loss of the real concept of Jean Baudrillard and social psychology techniques such as primacy effect, cognitive dissonance theory and classical conditioning of the modern age. Analysing Macbeth, King John, Richard II and Richard III in the light of new historicism and deconstruction theories has given the chance of crosschecking the findings about the loss of the real through two different methods. Both the outcomes of the new historicist analysis, which demonstrated the distortions of the historical events from the windows of the Renaissance authors like Raphael Holinshed, Edward Hall, Richard Grafton and George Buchanan, and the outcomes of the deconstruction which revealed the binary oppositions causing violent hierarchies for the favour of the monarchy have indicated the fact that Shakespeare distorted historical realities in his history plays. Both the loss of the real as the outcome of the new historicist and deconstructive analyses, and Shakespeare’s quality in using social psychology techniques such as classical conditioning, primacy effect or cognitive dissonance theory have enabled this dissertation to reinterpret Shakespeare from a different perspective. William Shakespeare, probably the greatest playwright of all times, always allows us to restudy and reinterpret his plays in the light different methods and techniques. As long as human being advances in time, science and technology, his plays allow us to reinterpret them from different perspectives. Therefore, it is possible to maintain that Shakespeare is never out of date and will always attract the attention of the researchers.tr_TR
Appears in Collections:Tezler -- Thesis

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
POLITICAL PROPAGANDA IN SHAKESPEARE’S.pdfYüksek Lisans Tez Dosyası3.16 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.