IAU Open Access

ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA ÖĞRETMENLERİN AİLE KATILIMIYLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ: İSTANBUL-SULTANBEYLİ ÖRNEĞİ

Show simple item record

dc.contributor.author Durmuş, Esra
dc.date.accessioned 2019-05-24T12:49:44Z
dc.date.available 2019-05-24T12:49:44Z
dc.date.issued 2016
dc.identifier.uri http://hdl.handle.net/11547/2115
dc.description.abstract Aile katılımı, bilgi paylaşma ve iletişim kurma işlemidir. Çocuklar, okulun ve yaşadıkları kültürel çevrenin ürünleridir. Okul ve ailenin işbirliği içinde olması öğrencinin gelişimi ve eğitiminde kaliteyi sağlamak açısından önemlidir. Ergenler ailelerin eğitim aynasıdır. Eğitim faaliyetlerinin aile ile birlikte yürütülmesi, istenen hedeflere en kısa yoldan varılması için önemlidir. Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin aile katılımıyla ilgili görüşlerinin öğretmenlerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek ve aile katılımını arttırmak için önerilerde bulunmaktır. Araştırmaya İstanbul İli Anadolu yakası Sultanbeyli ilçesindeki resmi liselerde görev yapan 150 öğretmen katılmıştır. Bu çalışma, tarama modelinde betimsel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada katılımcıların yaş, kıdem, medeni durum ve cinsiyet gibi demografik özelliklerini tespit etmek amacıyla 7 sorudan oluşan “Demografik Bilgi Formu” ve ortaöğretimde ailelerin eğitim-öğretim sürecine katılımıyla ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla açık uçlu soru tekniğine uygun yarı yapılandırılmış 13 sorudan oluşan “Ortaöğretimde Aile Katılımı Görüşme Formu” kullanılmıştır. Öğretmen görüşlerinin belirlenmesinde; frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (X̅) ve standart sapma (Ss) hesaplanmıştır. Görüşler arasında farklılık olup olmadığının belirlenmesinde ise değişkenlerin düzeylerine göre; aritmetik ortalama (X̅), standart sapma (Ss), t testi ve varyans analizi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak 0,05 alınmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çoğu veliye özel toplantı yapmaktadır. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlerden daha çok veliye özel toplantı yapmaktadırlar. Öğretmenlerin çoğunluğu veliyi çocuğunun genel durumu (devamsızlık, ders başarısı, not durumu, disiplin sorunları vb.) için okula çağırmaktadır. Veliyi özel toplantı için okula çağırmayan öğretmenler arasında erkeklere ve yaşlılara oranla kadın ve genç (28-32 yaş aralığı) öğretmenlerin daha çok olduğu görülmektedir. Kadın öğretmenlerin, meslek dersi öğretmenlerinin ve eğitim fakültesinden mezun olanların çoğu veliyi çocuklarının özel durumu için okula çağırmaktadırlar. Evli öğretmenler bekârlara göre velileri çocuklarının özel ve genel durumu için daha çok okula çağırmaktadırlar. Öğretmenlerin çoğu veliyle telefonla iletişime geçmeyi tercih ederken veli ziyaretlerini en az sayıda öğretmenin gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Genç öğretmenlerin bir kısmı veliyle hiçbir şekilde iletişime geçmediği görülmektedir. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çoğu çocukların başarısı, sağlıklı gelişimi ve okula uyumu için ailelerin çocuklarının eğitim-öğretim sürecine katılımının gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Bununla beraber araştırmaya katılan öğretmenler, ailelerin eğitime katılımının düşük seviyede ve yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Bu görüşü erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre, 43 yaş ve üstü öğretmenler genç öğretmenlere göre daha fazla benimsemektedirler. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çoğu ailelerin çocuklarının eğitim-öğretim sürecine hiçbir şekilde katılmadıklarını belirtirken bazı öğretmenler ise velilerin çocuklarının eğitim sürecine yeterince katılmadıklarını belirtmişlerdir. Katılım düzeyinin nedenleriyle ilgili görüş bildiren öğretmenlerin çoğu ailenin eğitim seviyesinin düşük olmasını, ailenin sosyo-ekonomik düzeyini, iş yoğunluğunun olmasını ve ailenin ilgisizliğini neden olarak göstermişlerdir. Daha az sayıda öğretmen ise velinin çocuğunun eğitim-öğretim sürecine yeterince katılmamasının nedeni olarak velinin okula olan olumsuz tutumunu, ailenin bilinçsiz olmasını, ailenin çocuğuyla ilişkisinin niteliğini ve ailenin çocuk sayısının fazla olmasını ifade etmişlerdir. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çoğu velilerin çocuklarının eğitim-öğretim süreçlerine katılımlarını engelleyen unsurlar olarak; velilerin eğitim ve kültür düzeyinin düşük olmasını, ailelerin ekonomik durumunun iyi olmamasını, çalışan ailelerin yoğun iş temposundan dolayı yorgun olmalarını, okulla iletişim kopukluğunu ve ailenin ilgisizliğini belirtmişlerdir. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çoğunluğu velileri eğitim-öğretim sürecine katılmayan öğrencilerde davranış bozuklukları, uyum sorunu, kötü alışkanlıklar, akademik başarısızlık, derslere ve okula karşı isteksizlik, ilgisizlik sorunlarının ortaya çıkacağını ifade etmişlerdir. Daha az sayıda öğretmen ise velileri eğitim-öğretim sürecine katılmayan öğrencilerde sevilmediğini hissetme, yalnızlık ve güvensizlik duygularının ortaya çıkabileceğini belirtmişlerdir. Eğitim fakültesi mezunu öğretmenler, velileri eğitim-öğretim sürecine katılmayan öğrencilerde derslere ve okula karşı isteksizlik, ilgisizlik, motivasyon eksikliği olduğunu düşünürken; diğer fakültelerden mezun öğretmenler ise bu öğrencilerde akademik başarısızlığı ön plana çıkarmaktadırlar. Kültür dersi öğretmenleri velisi eğitim-öğretim sürecine katılmayan öğrencilerde davranış bozuklukları, okula uyum sorunu, kötü alışkanlıklar edinme, sevilmediğini hissetme, yalnızlık hissi, güvensizlik duygularını ortaya çıkarabileceğini düşünmektedirler. Meslek dersi öğretmenleri ise aynı durumda bu öğrencilerde akademik başarısızlığın ortaya çıkabileceğini öne sürmektedirler. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çoğunluğu aile katılımını arttırmak için aileye konferans ve seminerler, rehberlik çalışmaları, özel görüşmeler yapılabileceğini belirtirken daha az sayıda öğretmen ise velilerin çocuklarının eğitim-öğretim süreçlerine katılımlarını arttırmak için eğitim etkinlikleri ve sosyal faaliyetler, ev ziyaretleri, telefon görüşmeleri, düzenlenebileceğini ve veli toplantıları, görsel, yazılı medya ile ortaklaşa çalışmalar yapılabileceğini belirtmektedirler. tr_TR
dc.language.iso tr tr_TR
dc.publisher İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ tr_TR
dc.subject Aile katılımı tr_TR
dc.subject Ortaöğretim kurumu tr_TR
dc.subject Öğretmen görüşlerinin incelenmesi tr_TR
dc.subject Family involvement tr_TR
dc.subject Secondary school tr_TR
dc.subject Analyzing of the teachers' opinions tr_TR
dc.title ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA ÖĞRETMENLERİN AİLE KATILIMIYLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ: İSTANBUL-SULTANBEYLİ ÖRNEĞİ tr_TR
dc.type Thesis tr_TR
dc.description.abstractol Family involvement means sharing information and communication. Children are the products of the school and their cultural environment they are living. Cooperation between school and family is important in terms of development of the student and attain a good quality level in education. Teenagers are the reflection of their families’ education. Conducting educational activities with families is crucial in getting the desired objectives in shortest time. The purpose of this study is to try to determine whether demographical features of the teachers working at secondary schools affect the opinions of the teachers on the involvement of the families and to give some recommendations so as to increase family involvement. 150 teachers working at official high schools of the district of Sultanbeyli in Anatolian Side of Istanbul Province have taken part in this study. This study was carried out by using the descriptive survey model. In this study, in order to determine such demographical features like the age, seniority, marital status and gender of the participants, a "Demographical Information Form" consisting of 7 questions and in order to determine the opinions of the families on involvement of education process at secondary level, an "Interview Form on Family Involvement at Secondary Education" consisting of 13 questions which are formed based on open-ended question technique have been used. While determining the opinions of the teachers frequency (f), percentage (%), arithmetic average (X̅) and standard deviation (sd) have been used. While determining whether there are differences between opinions, arithmetic average (X̅), standard deviation (sd), t test and variance analysis have been applied based on variable levels. 0,05 has been taken as significance level. In the light of the analysis made, most of the teachers working at secondary schools organize private meetings with parents. Male teachers organize more private meetings with parents when compared to the females. Most of the teachers would like to see parent to talk about the general situation of the student (absenteeism, success in classes, grades taken, disciple problems and etc.). When it comes to the teachers who do not ask parents to come to school for private meetings, it has been detected that the number of the female and young teachers (who are between 28-32) are higher than male and older teachers. Most of female, vocational and education faculty graduate teachers ask parents to come to school for special situations. Married teachers ask parents to come to school both for general and special situations when compared to single teachers. It has been also detected that most of the teachers prefer making phone calls to communicate with parents and they do not make many home visits. It has been analyzed that some of the young teachers do never communicate with parents. Most of the teachers working at secondary schools have specified that families’ involvement to their children’s education and training process is really necessary for the success, healthy growth and adaptation of the student to the school. Furthermore, the teachers taken part in this study informed that involvement of the families is low and insufficient. This idea has been adopted more by males compared to females and same applies for the teachers who are 43 and above compared to younger ones. While most of the teachers working at secondary schools have specified that some families never involve in their children’s education and training process, some others said that parents do not involve in this process sufficiently. Most of the teachers shared their opinions on the reasons of non-involvement levels have mentioned such reasons; low education levels of the families, low economic status of the families, intensive work pace and indifference of the families. Some other teachers have mentioned such reasons; parents’ negative attitude towards school, unconsciousness of the family, the quality of the relationship between family and the child and having lots of children. Most of the teachers working at secondary schools have specified low education and cultural levels of the parents, low economic status of the families, and suffering from tiredness because of intensive work pace of working families, lack of communication with school and indifference of the families as hampering factors of family involvement. Most of the teachers working at secondary schools have stated that problems like behavior disorders, adaptation problems, bad habits, academic failure, reluctance towards lessons and school and indifference problems would be experienced in students whose parents do not involve in education and training process. Some other teachers have mentioned that such feelings like feeling of being disliked, feeling lonely and insecure could be experienced in students whose parents do not involve in education and training process. While education faculty graduate teachers think that reluctance towards lessons and school, indifference and lack of motivation could be experienced in students whose parents do not involve in education and training process; teachers graduated from other faculties suggest academic failure for these students. Culture lessons' teachers think that behavior disorders, adaptation problems, gaining bad habits, feeling of being disliked, feeling lonely and insecure could be experienced in students whose parents do not involve in education and training process. Vocational lessons’ teachers suggest that academic failure could be experienced by such students. While most of the teachers working at secondary schools have mentioned that conferences and seminars, guidance practices and private meetings can be done with parents so as to increase family involvement in education and training process, others have suggested that some educational and social activities, home visits, phone calls, parents meetings could be organized and some other studies could be done with visual and printed media with the aim of increasing family involvement. tr_TR
dc.publisher.firstpagenumber 1 tr_TR
dc.publisher.lastpagenumber 103 tr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record

Search DSpace


Advanced Search

Browse

My Account